Sovyet Blok’unun dağılmasıyla ABD dünyaya yeni bir şekil vermek için müttefikleriyle kolları sıvadı. İşi Doğu Avrupa’dan başladı. Oraya bir çeki düzen verdikten sonra bu kez önceleri BOP (Büyük Orta Doğu Projesi) ve sonra GOP (Genişletilmiş Orta Doğu Projesi) dediği projelerle bölgemize müdahale etti. Fas’tan Afganistan’a kadar birçok devlete müdahale etti. Birçok değişimlerede yol açtı.

ABD, 1.Körfez savaşıyla Irak’a müdahale etti. Sonra Suriye’ye. Son dönemlerde İran ve Türkiye’ye karşı siyasi ve ekonomik ambargolarla mücadeleyi genişletti. Herkes İran’a karşı askeri bir müdahale beklerken Trump’un geri çekiliyoruz komutuyla yeni bir politika devreye giriyor gündeme damgasını vurdu. Henüz nasıl bir politika izlenileceği açık değil. En aşağı bizim açımızdan açık değil. Konu ABD kurumları içinde ciddi olarak tartışılıyor. Nasıl bir politika izlenileceği süreçle açığa çıkacaktır. Fakat anlaşılan o ki şimdilik Trump ekibinin politikasının önde olduğudur. Savunma Bakanı James Mattis ve ABD’nin IŞİD ile mücadele özel temsilcisi Brett McGurk’ın istifasından sonra üst düzey 7 General istifa etti, birinin daha istifa edeceği söyleniliyor. Bu şu demektir. ABD ordusunun kurmay ekibinin istifasının yanı sıra GOP’ni savunan ekibin yönetimden ayrıldığıdır. Her ne kadar bir bütün olarak bu iki ekip arasında ipler bir bütün olarak kopmasada süreç içinde orta bir yol bulunmasa bu iki ekibin mücadelesi dahada boyutlanacaktır. O günden sonrada GOP’çu ekibin gücü yeterse Trump’u azledilmesine çalışılacaktır. Buna güçleri yeter mi, yetmez mi süreç gösterecek ama Trump’unda önemli bir destek gücü vardır ve güçlü argümanlara sahiptirler.

Dedikleri şu. Avrupa’nın ve Arap Şeyhlerinin koruma jandarmalığını bundan sonra yapmayacağız. Biz savaşıyoruz, alan açıyoruz, onlar para kazanıyor ama masrafa katkıda bulunmuyorlar. Asker vermiyorlar. İstihbaratlarını gönderip bilgi topluyorlar. Çoğu uygulamalarımıza karşı çıkıyorlar. Yardımcı olacaklarına işimize sekte vuruyorlar. ABD bu yükü tek başına kaldıramaz. Bu nedenle NATO üyesi ülkelerden milli hasılatlarının %2 oranı istenmiş. Asker istemiş. Anlaşılan bu istemler kabul görülmeyince Trump bu politika değişikliğini ABD çıkarları açısından gerekli görmüştür. Bu sorunda henüz bir bütün olarak çözülmüş değildir. Görüşmeler sürmektedir.

Bir anlaşma sağlanamazsa ABD kendini geri çekmeyi politika edinecekmiş. Bu da, GOP’nin sürdürülemeyeceği anlamına gelmektedir. GOP’nın sürdürülmemesi halinde bir çok olumsuz sonuçlara yol açacaktır. 1.Körfez Savaşı’yla yapılan müdahalelerle coğrafyamızda kısmi değişimlere yol açtıysada tarihsel hiçbir soruna köklü bir çözüme kavuşturmaması bir yana giderek dahada ağırlaşarak orta yerde bırakılmasına yol açacaktır. İkincisi, çekiliyorum sahadan demek ABD’nin rüyasının bitmesinede yol açacaktır. Avrupa başta olmak üzere dünya cihatçı tehlikeyle karşı karşıya kalacaktır. Kürdler bundan fazlasıyla olumsuz etkilenecektir. Vs.Vs.Vs..! Burada ABD Başkanı Donald Trump’un bu hamlesine ABD devlet aklı ne der sorulacak sorudur. Yanı sıra ABD’siz Avrupa ne yapacaktır. Bunların cevabını önümüzdeki süreçte göreceğiz.

Bundan sonra ne olacak? Bölge sorunlarına çözüm yoluna radikal bir temelde müdahale edilmese ki bu Trump’un politikasıyla rafa kaldırıldığı anlaşılmaktadır. O zaman ne olur? Başta Kürd milleti olmak üzere bölge halklarının payına kan ve gözyaşı dışında bir şey düşmeyecektir. Bunun vebalide hem yerel, hem küresel güçlerin omuzlarında kalacaktır. Bu, onlar için bir şey ifade eder mi? Kuşkusuz hayır!

Trump’ın Suriye’den Amerikan askerlerinin çekileceği yönünde aldığı kararı müttefiklerine ve diplomasi kurmaylarına haber vermeden açıkladı meselesi doğru değildir. Sorun uzun süre hem ABD kurumları, hem müttefikleriyle tartışılmıştır. Sonuç alınmayınca Trump ekibi bu karara varmıştır. Bu karar dünyada kaosa yol açar. Dünya egemen güçleri bunu nasıl aşacaklar o da önümüzdeki süreçte belli olacaktır. Çoğu çevre Trump’un politikasının uygulanması halinde Orta Doğu’yu Türkiye, İran, Suriye ve Rusya’ya teslim edildiği anlamını taşıdığı şeklinde yorumlanmaktadır. Bu da, ABD’nin 21.Yüzyıl GOP’nin (Genişletilmiş Orta Doğu Projesi) çöküşü anlamına gelmektedir. Burada soru şudur. GOP’çu, Trump’un bu politikasını içine sindirebilir mi? Dünya hegemonya mücadelesinden çekilir mi? Siyaset çevreleri bu ihtimali vermiyorlar. Kimi çevreler bunun tersini iddia etsede siyaseten anlayan ve ABD’yi tanıyan çevrelerin bunun mümkünatı yok konusunda hemfikirdirler. Bu sorunda önümüzdeki süreçte ancak açığa çıkar.

Şöyle bir iddiada var. Trump’un bu açıklaması strateji içinde bir taktikte olabilir. Nasıl 1.Körfez Savaşı döneminde “Çöl Fırtınası Operasyonu“ ile Saddam Hüseyin iktidardan düşürülmesine sayılı birkaç gün kaldığı düşünülürken ki o dönem Saddam güçleri Bağdat’a sıkıştırılmıştı, bir hamle ile Bağdat düşecekken ABD’nin savaşı durdurması ve tüm müttefiklerini evlerine göndermesi nasıl bir şaşkınlık yarattıysa bugünde buna benzer bir taktik uygulama olabileceği ihtimali şeklinde düşünenlerde vardır. Burada sorunlacak soru şudur: Acaba!!??

Ki Trump’un geri çekilme gerekçeside ilginç. Ne demiş Trump? “Suriye’de IŞİD’i yenilgiye uğrattık. Bu benim dönemimde Suriye’de olmamızın tek sebebiydi.” Buna binaen ABD personeline çekilin emri verdi. ABD’nin sadece İŞID için Orta Doğu’ya müdahale ettiğini iddia etmek kargalar bile güler. 1.Körfez Savaşı’nda İŞID mı vardı? ÖSO’yü örgütleyip Suriye muhalefeti adı altında Şam yönetimine karşı desteklenirken İŞID mı vardı? Bilindiği üzere ÖSO’nun bir kesimi Irak’taki Saddamcı Baasçılarla birleşerek İŞID adı altında sahaya indi. O gündür, bugündür Türkiye ve “Müslüman Kardeşler Örgütü“nü destekleyen devletler tarafından desteklenildi.

Bundan öte İŞID yenilmemiştir. Geriletilmiştir ama potansiyel bir tehlike olarak varlığını korumaktadır. ABD’nin bölgeden çekilmesiyle çok kısa bir sürede kendini toparlar. Hele Türkiye ve “Müslüman Kardeşler Örgütü“ destekleyicisi devletlerde olunca. İşin tuhaf tarafı İŞID’ı bitirme görevini Trump tarafından Türkiye ve bu devletlere havale ediyor olmasıdır. Bakın Trump attığı twite ne demiş:

”Biz aslında orada 3 ay kalacaktık ve 7 sene oldu; asla terketmedik. Ben Başkan olduğumda IŞİD delirmiş durumdaydı. Şimdi ise IŞİD büyük ölçüde mağlup edilmiş durumda ve Türkiye de dahil olmak üzere bölgede bulunan devletler, gerisini kolayca halledebilmeli. Biz eve geliyoruz.”

Trump’un geldiği nokta bu. Dediğine bakar mısınız. ABD başta olmak üzere birçok ülke istihbarat gücü İŞID hala faaldir ve potansiyel bir tehlike olarak durmaktadır dediklerine karşın “İŞID büyük ölçüde mağlup edilmiştir. Biz eve geliyoruz,“ diyebiliyor. Trump bu tavrıyla, ABD ve dünya kamuoyuyla dalga geçiyor. ABD kurumlarıyla dalga geçiyor. Kendi çalışma arkadaşlarıyla dalga geçiyor.

Ki ABD’nin bölgede bulunmasının nedeni Trump’un iddia ettiği gibi sadece IŞİD ile mücadele rolü ile sınırlı değildir. Bunu dünya alem biliyor. ABD’nin bölgemize müdahalesi Orta Doğu’ya yeni bir şekil verme üzerine kurulmuştu. Bu bir projeydi. Hemde ABD’nin 21.Yüzyıl projesiydi. Eski statüyü yıkıp, yeni bir statüya kavuşturmak üzere bir stratejiye dayalıydı. Mevcut iktidarların yıkılıp, devletlerin parçalanması, yeni devletlerin kurulmasını öngörüyordu. Bunu ABD sorumlu yetkilileri defalarca açıkladılar. Bu proje bir Başkan’ın, bir partinin proje olmaktan öte ABD’nin 21.Yüzyıl projesiydi. Dünya alem bunu böyle biliyor. Bunun yolu tıkanınca GOP’u savunan kesimler birer birer istifa etmeye başladı.

GOP’nin hayat bulması içinde bölgemizde özeliklede sömürgecilerimize yönelmişti. Bu yolda önemli mesafelerde kat edilmişti ABD tarafından yeni hamleler beklenirken Trump’un çekiliyoruz açıklamasıyla işler tersine döndü. Kürd millet düşmanları dışında herkes tepkiyle karşıladı. Sevinenler sağıyla-soluyla ezeli Kürd millet düşmanları oldu.

Peki bu güne kadar dile getirilen ABD’nin 21.Yüzyıl GOP ne olacak? İsrail’in güvenliği ne olacak? Müttefiğimiz dedikleri Kürdlerin durumu ne olacak? Suriye’deki İran güçleri ne olacak? İran’ın atom bombası yapma meselesi ne olacak? Gün aşırı Rojava’yı işgal ederim diyen Türkiye’nin tutumu ne olacak? İran ve Türkiye’nin yayılmacılığına karşı ABD sessiz mi kalacak? Onların bölgede bölge gücü olmalarına karşı önlem almayacak mı? Bu iki ülkenin alan hakkimiyeti ABD çıkarı için büyük tehlikeler barındıracağına göre olan bitene karşı sessiz mi kalacaklar? Hepsinden öte bölge üstünde ABD ile Rusya arasında süren rekabet ne olacak?

Sorular çoğaltılabilinir. ABD bunlara arkasını dönük okyanus ötesine dönebilir mi? Dönerse bunun sonucunun ABD açısından felaket olacağını ABD devlet aklı ne anlama geldiğini bilmez mi? O günden sonra Trump’a teslim olur mu? Teslim olduğunda ABD rüyasının bittiğini bilmezler mi? Bunu kabul ederler mi? Sanmıyoruz. Eğer bu geri çekilme strateji içinde taktik değilse ki ihtimallerden biri olabiliri bir kenara koyarak ABD devlet aklı her halükarda Trump’u durdurmaya çalışacaktır. Diretmesi halinde politikasının hesabını kendisine sorulmaya çalışılacaktır. John F. Kenndy ve Bill Clinton’un başına gelenler bilinmeyen değildir. Bu koşullarda Trump’un geri adım atmasıda mümkündür. Fakat arkasında güçlü bir desteğinin olduğunuda görmek gerekir.

Trump’un bu politika değişikliğini deşen birçok çevre saydığı nedenler içinde Başkanlık seçiminde hileye baş vurduğudur. İddialara göre bu konuda ABD Başkanı Donald Trump’un eski destekleyicileri hakkında süren mahkemeler sonucu hakkında cezai müeyideler oluştu. Başkanlıktan azledilmeye kadar süreç işleyebilir. Bundan korkuya kapılan Trump gündemi değiştirmek için bu yola baş vurdu denilmektedir. Sığındığı gerekçe olarakta “ABD toplumuna çocuklarınızı öldürtmeden evinize getirdim,“ olmaktadır. Bu onu kurtarır mı? Bekleyeceğiz! Fakat bu iddia işin esası değildir. Çünkü Trump’un şimdi savundukları Başkanlık seçimi süresincede dile getirdiği bilinmektedir.

Trump’un politikası ABD kurumları tarafından değiştirilmese Orta Doğu Rusya, İran, Suriye ve Türkiye’ye terkedilmiş olacaktır. Burada herkesten en çok büyük zararı Kürdler görecektir. Rojava kazanımları darbe alacaktır. Birçok mevzinin kaybedilmesi olasılık dahilindedir. Artık Türkiye mi işgal eder, yoksa Şam tekrar denetim mi kurar bilinmez ama Kürdler ne kadar direnirlerse dirensinler eldeki mevzileri mevcut güçleriyle koruyamazlar. Aynı akibetle Kürdistan’ın Güneyide karşı karşıya kalacaktır. ABD’nin koruma şemsiyesinin kalkması halinde ne Güney, ne Güneybatı mevcut koşullarda sömürgecilere karşı elindeki mevzileri koruyamazlar. Kuşkusuz direnirler ama soluğuda dağda alırlar. Veya öngörülen hedeflerin çok gerisi istemlere mecbur kalırlar. Burada ABD’nin bölgemizde kalışının Kürdler açısından önemi bir kez daha kendini gösteriyor. Düşman bunun önemini görüyor. Sağıyla-soluyla bu konu çok işleniyor. Ortak argümanları “ABD, Kürdleri sattı“(!) oluyor. Bununla Kürdler arasında ABD’ye karşı inançsızlık yaratılıp düşman yapılmak isteniliyor. Kürdler bu tuzağa düşmemelidirler.

Fakat Trump’un “Biz eve gidiyoruz,“ açıklamasıyla kimi Kürd çevrelerinde panik başladı. Düne kadar ABD’ye toz kondurmayanlar birden bire tıpkı sömürgeci sistem solu gibi ABD’ye veryansın etmeye başladı. Bunu yapanların başında eski yoldaş bildiklerimiz de var. “ABD Kürd devletini kurmayacak,“ diye koru halinde bir söylem tuturdular. ABD’yi boşa çıkarmak için uğraşıp duruyorlar. Oysa biz iddiamızın arkasındayız. Biz GOP’ni savunduk. Bu projede bağımsız Kürdistan devleti çıkacak dedik. Biz buna inandık. Trump, GOP’u boşa çıkarınca bu proje şu an askıya alındı. Ya Trump’un azledilmesi veya iki sene sonra GOP ekibinin tekrardan iktidara gelmeyeceği ne malum. Sorun burada da değil. Mevcut Kürd önderliğin bu işin erbabı olmadığınıda söyledik. ABD’nin kendilerine sunduğu imkanları değerlendirmek istemediklerini iddia ettik. Bu iddiamızında arkasındayız. Mevcut Kürd önderliği kendine iktidar yolunu açan ABD ve Koalisyon Güçlerini ile değil, sömürgecilerimizle birlikte hareket etmeyi politika edindi. Bugünde aynı kulvardadırlar. Bu politikanın Kürd milletine kaybettireceğini ta baştan tespit ettik ve olan biten bizi haklı çıkardı. Burada “ABD Kürd devleti kurma planı yoktur,“ sonucu çıkarılacağına Kürd önderliği bunun ne kadar gereğini yaptığına bakmak gerekmiyor mu?

Sorunları kavramama, olan biteni doğru okumama bazılarını çıldırtıyor. Düşünceyi baştan yanlış kurarsanız sonuçta doğal olarak yanlış çıkar. Bunun sorumlusu biz miyiz? Biraz samimiyet. İşbirlikçilerden “vatansever“ icat etmeye kalkışırsanız varacağınız yer onların yanı olur. Yanlışlık mı yapıldı. Kolay. Dön. Bunu kendinize yediremiyorsunuz ve eski yanlışa bir yanlış daha ekliyorsanız ve bunu yaparkende habire bizi buna sebep gösteriyorsanız ruh haliniz normal değildir demektir. Tedavisi var. Ya bir doktora görüneceksiniz, ya da ne dediğimizi anlayıp bir daha yanlışlık yapmamaya çalışacaksınız. Bunun başka yolu yoktur.

Bir realite var. Ölü evine gidilir ama herkes kendi ölüsüne ağlar. Trump’un ABD personeline çekilin komutuyla boşalan boşlukta kuşkusuz herkes kendi konumunu gözden geçirecektir. Kürdlerde karşı karşıya kalacağı emrivakilere karşı konumunu gözden geçirmektedir. Kürdler şunu iyi anlamalıdır. ABD bölgemize müdahale ederken Kürdler için yapmadığı bilinmelidir. Çıkarı bunu gerektiği için bölgemize müdahale etti. Ederkende çıkarlarımız çakıştı. Bununlada önemli mevzilere ulaştık. Şimdi gitmek istiyorlar. Gelirken bize danışmadıkları gibi, giderkende bizim rızamızı alma gereğini duymazlar. Bu bir realite. Bu nedenle kimsenin kimseye bir borcu yoktur. ABD bize borçlu değildir. Geldiklerinde mevzi kazanmamıza yol açtılar. Müteşekkiriz kendilerine. Burada ABD eleştirileceğine bize sunulan bu fırsatı niye değerlendiremedik konusunda düşünmek gerekiyor. Buna rağmen giderlerkende mevzilerimizin korunmasında bize yardımcı olun demek yanlış olmayacaktır. Sömürgeci sistem solcuları ve de emperyalizm ile kafayı yemiş ezberci solcularımızın “emperyalizmin uşakları“ ile bizi itham etmelerine aldırmadan, gülüp geçerek bunu yapmalıyız. Karşı karşıya olduğumuz tehlikeyi belki böyle savuşabiliriz. Ki buna gerekte kalmayabilir. ABD üstüne düşen sorumluluğun gereğini ahlaki bile olsa yapmak zorundadır. Dikkat ederseniz Kerkük başta olmak üzere tartışmalı bölgeler Irak’a verilince ABD kamuoyu oralı bile olmadı ama sorun Rojava olunca kamuoyu ağız birliğince genelde Kürdistan’ın Güneybatısı Kürdlerine ve özelde YPG’ye sahiplendiğini görmek gerekir. Bu olumlu bir durumdur. Trump’ta başta olsa ABD’nin Rojavalı Kürdleri koruyacağı inanıcımızı koruyoruz.

Şu kavranılmalıdır. Sağıyla-soluyla ezeli Kürd millet düşmanlarının iddia ettikleri gibi ABD, Kürdleri satmadı. Trump’un geri çekiliyoruz demesiylede ABD, Kürdlere ihanet etti iddia edilemez. Bunu ancak ezeli Kürd millet düşmanları iddia edebilir. İkincisi, çekilme Kürdlerle alakalı bir sorun değildir. ABD ile NATO üyesi müttefikleri arasındadır. Dikkat edilirse bu ülke yöneticileride aralarındaki sorunları değil, Kürdlere ihaneti işliyorlar. Buna da dikkat etmek gerekmektedir. Bir kere Trump’un çekiliyoruz demesi Kürdlerden öte eğer ortada bir ihanet varsa ABD’nin 21.Yüzyıl GOP’ne ihanet etmiştir. Mesai arkadaşlarına, koalisyon güçlerine ihanet etmiştir. Kürdlere ihanet ancak tüm bunlardan sonra gelir. Ki bu, ABD’nin tavrıda değildir. ABD, Trump’tan ibaret değildir.

Her şeye rağmen ABD-Kürd ittifağı sürecektir. Sömürgecilerimize, onun olmuş soluna ve yenilgi telalığını yapan kendine ve milletine güvenmeyenlere rağmen ABD ile birlikte zafer türküsünü söyleyeceğiz.

24 Aralık 2018