CENTCOM Komutanı Orgeneral Joe Votel Trump’ın Suriye’den çekilme kararı sonrası; “Karnıma yumruk yemiş gibi hissediyorum” şeklinde ortaya koyduğu tepkinin benzerini tüm Batı dünyası yaşıyor. Trump kompakt şalteri gibi attı, elektrik panosunda kesif kokusuyla simsiyah dumanlar çıkıyor. O ise Roma yanarken lir çalıp seyreden Neron gibi Tweetlerini saydırıp duruyor : “Biz onlar için trilyonlarca dolar harcayarak savaşıyoruz, onlar ise para kazanıyor ve bizi taktir de etmiyorlar…Amerika dünyaya polislik yapmayacak…”

Ortalığı şoke eden bu kararın Trump’ın Aristo mantığı ile kurduğu basit denklemden ibaret olduğunu sanıyorsanız eğer, orada durun derim. Bu kararın Türkiye’nin operasyon tehditi karşısında alındığını sanıyorsanız, orada da durun…

Birincisi; Trump bu kararı ABD devlet bürokrarasisi, Senato, ilgili bakanlıkları, danışmanları ve hatta Dışişlerini devre dışı kılarak kendi başına verdi. Beyaz Saray’ı kendi ‘Külliyesine’ dönüştürerek burada kafadar sermayesi ile ABD’yi kendi şirketi gibi yönetmeye koyulmuş bir Trump’ımız var. Trump tarafından ABD devlet mekanizmasına alenen sivil bir darbe yapıldı. Şimdiye kadar Trump’ın tezlerine en yakın yaklaşımları göstermiş olan Dışişleri Bakanlığı dahi olayın şokunda. Dışişleri Bakanı Mike Pompeo; “Lincoln’dan bu yana ilk defa kendimize darbe yaptık!”, dedi…

Suriye’den çekilme kararına açıktan karşı çıkan Pentagon yazılı bir açıklama yaparak; “bu kararın Afganistan’dan Somaliye kadarki bölgede yapmayı düşündükleri değişimin olumsuz etkilerini ve bu konuda yerel müttefik bulamayacakları” kabilinden kararın vehametini anlatmaya çalıştı. Ardından bu kararın Kürtleri yüzüstü bırakan ve Rusya’nın güçlenmesine yaradığını dile getiren James Matiss’in kararı imzalamayarak; “ABD Başkanı Donald Trump, müttefiki olan Kürt güçlerine zor döneminde arkasını döndüğü için, Savunma Bakanı James Mattis; “Bu kararı imzalayamam…Ben hayatta olduğum sürece ittifaklarımız ve dostlarımızı yalnız bırakmam ve terk edemem”” diyerek istifasını istedi. En son ABD’nin IŞID’le Mücadele Özel Temsilcisi Brett H. MacGurk aynı gerekçelerle istifasını sundu. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John R. Bolton ve kimi diğer yetkililerin istifa sürecinde olduğu belirtiliyor.

ABD Yönetimi’nde yıldızlar ard arda kayarken, yaşanan siyasi darbenin toplum ve Senato’daki deprem etkisi daha büyük çalkantıların habercisi olduğunu göstermektedir. Kongrede Trump’ı kararlı biçimde desteklemiş olan Cumhuriyetçi Senatörler bile kendisine cephe almış durumdalar. Trump’ın kendisi hakkında açılan soruşturmaların önünü kesmek için bu hamlede bulunduğuna inanan çokça insan var. Bu soruşturmalarda seçim kampayası döneminde Trump’ın yanında faal olan birçok kişinin savcılara Trump’ın aleyhinde ifede verdikleri artık kamuoyuna yansımış bulunmaktadır. Ve seçimi ‘kazandıktan’ sonra hakkında ‘azil’ davası açılması yönünde yargı yolu açık tutuldu….

Trump esasında bu iç cephedeki mücadelenin bir hesaplaşması olarak ABD devlet mekanizmasını devre dışı bırakarak darbesini yaptı. Bu; uzun süreden beri ABD’deki iki sermaye kesimi, yani iki birikim modeli üzerinden yürüyen burjuvazinin iktidar aygıtı üzerindeki kavgasının dışavurumudur. Ulusalcı-kapanmacı sermaye ile küreselleşmeci sermayenin ABD devlet aygıtı üzerindeki bu kavgası Trump’ın bu hamlesiyle yeni bir aşamaya vardı diyebiliriz.

Makalelerimi takip edenler bu mücadelenin ‘Mortgage Krizi’ olarak adlandırılan ve büyük banka gruplarının batışıyla yansıyan olayların bu iki burjuvazi kesiminin bir hesaplaşmasının yaşandığını yazdığımı anımsayacaklardır. Devlet o dönem belli Banka gruplarına kurtarma paketi uygularken, birilerinin batışına ise hiç müdahale etmemişti. Bu seansı Küreselleşmeci sermaye kendi mevzilerini tahkim etmek için kullandı. Kapanmacı sermaye şimdi Trump’ın etrafında kenetlenerek yapılan bu siyasi darbeyi derinleştirme çabasındadır. Gücü küçümsemeye gelmeyecek bir kesim. Bu bir. İkincisi, bunun uluslararası boyutudur. Tüm Batı dünyası ve özellikle İngiltere Küreselleşmeci sermaye kesimiyle entegredirler. Kapanmacı sermaye ise Rusya ile uzlaşarak kendi kuşatmasını örmektedir. Başından beri bu iki kanat Trump yönetiminde munakaşalıdır. Bu kanat azınlık bir kesim. Ancak Trump bu kesimle hareket ettiğinden dolayı denge kırılamıyordu. Şimdi çubuğu tamamen büktü ve münakaşa açık bir kavgaya döndü. Trump’ın seçilmesinde Rusya’nın siber müdahalesi denilen FBI’ın soruşturduğu ama seç(tir)ildikten Federal Soruşturma Bürosu’nun (FBI) Başkanı James Comey’in görevden alınmasıyla dondurulan sorunun kaynağı da, budur!

Küreselleşmeci kanat ise Dünya hegemonyası için Rusya’nın kuşatılarak gücünü zayıflatmak gerektiğine inanıyor.

Artık eşiğin kırılması noktasına yaklaşırken hesaplaşmanın durma olanağı bulunmuyor. Pentagon’un da arkasında olduğu Küreselleşmeci kanadın Trump’tan nasıl kurtulacağını kestirmek zor. Her halükarda yargı kanalları ve idari kademelerin işletilmesiyle sürecin örüleceği tahmin edilse de sürpriz kimi gelişmelerin yaşanma ihtimali de güçlüdür. Kapanmacı ulusalcı kanadın kazanması halinde Rusya’nın dünya imparatorluğunu ilan etmesi işten bile değil. Bu, ABD’nin hegemonyasını kaybetmesi ile eşdeğerdir. Kendi pimini çeken ABD tarihe bu intiharıyla mal olacaktır.

Suriye’den çekilmek Irak’ı kaybetmektir. Meydan İran ve Rusya’ya kalır. Tüm Körfez ülkeleri bu gücün himayesine girer. Afganistan’dan çekilmek Rusya, Çin ve Hindistan arasına örülen bariyeri kaldırmak demektir. Bu da Genişletilmiş Orta Doğu Projesinin (GOP) imha edilmesi demektir. Yani 1991 öncesine dönüş! Bizim burada şöyle bir mizahi hikaye anlatılır; bir ailenin küçük çocuğu uykuda yatağına idrarını yapmaktadır. Babası hocaya götürüp muska yapmasını ister. O da tamamdır deyip gönderir. Çocuk bu defa kaka da yapar. Baba tekrar götürür; “Hoca, bunu eski ayarına getir”, der. Trump’ın da ABD’ye yaptığı budur. ABD’nin tüm ayarını ve denklemini yerinden oynattı. Başaşarılı olursa “Amerikan Rüyası”nın yerini Amerikan kâbusu alır. ABD, sönen bir yıldız gibi büyük bir karadeliğe dönüşerek kendi girdabında çökecektir.

Bu olayın Kürtlere etkisinin derin yansımaları olacaktır. Aynı zamanda İsrail’e de! Ve senaryo gerçekleşirse şayet, tüm dünya büyük yeni bir kaosun içinde yıllar yılı kanlı boğazlaşmalarla ve büyük toplumsal felaketlerle muhatap olacaktır. ABD’de yıldızlar arda arda kayarken, kendi gökyüzümüzün altında rahat olacağımızı kim söyleyebilir. Dünya yeni bir dünyaya gebe. Karnı burnunda. Ve ağır bir bunaltısı var. Kusarsa kimse yediklerini tutamaz. ABD’nin çöküşüne alkış tutanlar kendi ütopyalarının gerçekleşme ihtimalini düşünüyorlar. Ya gelen distopya ise….

23.12.2018