Binlerce göçmen neden ABD’ye yürüyor?

B902C188-1829-471B-98C9-014552D04CAD

Yavuz Özcan

Orta Amerika ükelerinden binlerce göçmen yaklaşık 2 haftadır ABD’ye doğru yürüyor. Guatemala, Honduras ve El Salvador’dan yola düşen bu göçmenler, şiddet ve yoksulluktan kaçtıklarını söylüyorlar.

Yolculuk pek çok tehlikeyi içinde barındırıyor. Tüm bunların yanında sçetelerinin saldırılarıda cabası. Ancak göçmenler kalabalık grup halinde seyahat ettiklerinde kendilerini daha güvende hissettiklerini söylüyorlar.

12 Ekim günü Honduras’ın suç oranı yüksek şehri San Pedro Sula’da 160 kişi bir otobüs terminalinde bir araya gelerek bu uzun ve tehlikeli yolculuğun startını vermişlerdi.

Ülkelerindeki şiddet sarmalı, yolsuzluk ve işsizlikten kaçmak için aylardır bu yürüyüşü planlıyorlarmış.

Ancak haber Facebook’ta paylaşılınca hızla yayıldı ve katılan göçmen sayısı bin kişiyi bulduVe yürüyüş bir gün rötarla başllatıldı…

13 Ekim günü yola çıkıldığında binden fazla Honduraslı grupta yerini almıştıO zamandan beri komşu Guatemala’ya, ardındansa Meksika’ya geçtiler. Yolculuk süresince binlercesi daha onlara katıldı.

ABD bu göçe karşı Meksika sınırına asker sevk ederken, Donald Trump’ın tehditleri var. Ancak Honduras, El Salvador, Guatemala ve Nikaragua’dan yola çıkan konvoylar binlerce kilometre yürüyerek Meksika’nın başkentine varmaya başladı. Onları da diğer konvoylar takip ediyor. 13 ekimden beri konvoyla birlikte olan “Partido Libre Honduras(Honduras Ulusal Direniş Cephesi) Uluslararası Sekreteri Gerardo Tores ve İspanyol gazeteci Juan Diego Trump’untehditlerine rağmen,binlerce yaşlı,genç ve çocuğun neden kendilerini Meksika sınırında bekleyen ABD ordusuna rağmen neden hala ABD sınırına kararlı bir şekilde yürüdüklerini Tores ve Diego, bu insanlarla konuştuklarında ve neden ABDsorusunu yönelttiklerinde “bunun sorumlusu ABD, bu yüzden ABD’nin sınırına yürüyoruzVe bizim kaybedecek hiçbir şeyimiz yok. Bu göç bizim hayatta kalmamız için son şansımız” dediklerini belirtiyorlar.

Gazeteci Juan Diego bize şu anda Ciudad Meksico’ya vardıklarını bu yolculuğun üç haftadan fazla sürdüğünü belirtiyor. Gerardo Tores’e bu yolculuğu bize değerlendirmesini istiyorum. Tores ‘Bu süreçte biz Honduras Ulusal Direniş Cephesi olarak yürüyenlerle dayanışma göstermek için onlarla bu zorlu ve tehlikeli yürüyüşe katıldık. Bu büyük kalabalığa imkanlarımız dahilinde yardımcı olmakihtiyaçlarını karşılayabilmek için araçlarla ihtiyaçları ulaştırmak, sağlık sorunlarını kısmende olsa imkanlar dahilinde halletmek için birlikte yürüyoruz. El Salvador, Guatemala ve Nikaragua’dan da daha kalabalık gruplar yola çıkmış durumda.

Bu insanlar nasıl yemek yiyor, nerede yatıyor? Bütün bunları organize eden bir kuruluş var mı sorumuza ise Bu grup Honduras’tan ilk yola çıktığında bin kişi kadardı. Guatemala’ya varıldığında bu sayı 5 bin kişiye ulaştı. Ciudad Mexico’ya varıldığında ise 15 bin kişi oldu. Çünkü aynı zamanda birçok yerden benzer gruplar yola çıktı ve buradabirleşti.Basit düzeyde bir organizasyon bu. Yardım edenherhangi bir uluslararası kuruluş da yok. Her şey kendiliğinden gelişen bir aktivite aslında.Yalnızca ortak bir amaç var, oda ABD’ye ulaşabilmek. Bu kalabalık kitlenin, bir araya gelişi ve ilerleyişinin tek nedeni budur.

Gazeteci Diego ise ‘Bu yürüyüşün basit bir eylemlilik olmadığını, çaresizliğin çareye, umutsuzluğun umuda döndürülmesinin hikayesidir aslında bu. Honduras’ın enyoksullarının ABD’ye gidebilmek için ölümü ve açlığı göze alma çabasından başka bir şey değil. Bu onların Honduras’tan ABD’ye illegal olarak geçirebilecek insan kaçakçılarına verebilecek kadar paralarının olmadığı anlamına da geliyor aynı zamanda. Yani bu yoksul insanların bir ülkeden diğer bir ülkenin sınırına gidip sığınma isteyebilecekleri tek yöntem ve yol. Bu yolculukta kaçırılma ve öldürülme riski çok yüksekorgan mafyası çok faal buralarda. Özellikle kadınların tecavüze uğramaları, eşcinsellerin şiddet görme olasılıkları çok yüksek bir risk. Bu yüzden de sığınmacılar için en güvenli yöntem birlikte yol almaktır.

Trump, “Onlar buraya geliyorsa, bizim de ordumuz onları bekleyecek” dedi. Peki bu insanlar korkmuyorlar mı soruma ise Tores dediğim gibi bu konvoyda olanlar Honduras’ın en yoksulları, evi, ekmeği yaşama garantisi olmayan binbir zorluk içinde yaşayan insanlar. Canlarından başka kaybedecek hiçbir şeyleri yok. Zaten herkesşiddetin, hukuksuzluğun, horlanmışlığın tam dip noktasından geliyor. Ayrıca bu şiddeti yapan devletin kolluk ve güvenlik ekipleri. Bu yeni bir durum değil zaten. Basın çok ilgi göstermediği için duyulmuyor olabilir. Honduras’ta ortalama olarak her gün, 250-350 kişi, illegal olarak ABD’ye geçiyor. Yani bu yüzden de bu insanlar pek aldırmıyorlar bu haberlere, bu tehditlere. Bu insanların tek derdi bu yoksulluktan ve şiddetten kendilerini kurtarabilmeleridir. Bu yürüyüşte olanların çoğu ülkenin güneyinden gelenler. Burası tamamen suçun ve şiddetin hakim olduğu bir yer. Bu şiddettin ve yoksulluğun içinden geldikleri için, ABD Başkanının tehditleri ve ABD ordusunun sınıra yığdırılması onları korkutabilme şansı hiç yok. Çünkü bu yürüyüş onların son yaşama şansı. ABD Başkanını Trump’ın anlamadığı şeyde bu. Binlerce insanın, binlerce kilometre yol katlederek ABD sınırlarına kadar yürüten ana nedeni daha derinden mi aramak gerekir sorusuna da gazeteci Diego: Bence hikayenin temeli ABDnin Honduras ordusuna verdiği destekile o dönem başkan olan Zelaya’ya karşı askeri bir darbe yapıldı. Darbe ile birlikte şiddet ve yolsuzluk dönemideresmen başladı. Aynı zamanda uyuşturucu ticareti, adamkaçırma ve bir bütün olarak mafya her yere hakim olmaya başladı. Uyuşturucu trafiğini yöneten baronlar hükümetle ortak oldu ve bunu destekleyen ABD ile birlikte suç, uyuşturucu, mafya plazlandıkça yoksuluk, haksızlık, hukuksuzluk da yaygınlaştı. İşsizlik ve şiddet sonucunda, birçok mahallede gençlerin birbirini öldürdükleri bir mafyalaşma dönemi başladı ve bu her yere egemen oldu. Ve her geçen yıl kök saldı büyüdü. ABD’nin yardımlarıyla gerçekleşen darbe sonucunda demokrat Zelaya Hükümeti’nin devrilmesiyle birlikte, anayasa da ortadan kaldırıldı. İşte bugünkü şuç sarmalına dönüşmüş, yoksulluğun dizboyuna ulaştığı bugünkü Honduras ortaya çıktı. Yani bu yoksulluğun, şiddetin, suçun sonucunda bu gün bu insanlar bu yola düştülerese neden bu.

Yollardaki tehlikelerin ne olduğunuda Tores şöyle izah ediyor bize Meksika’da uyuşturucu mafyası olmadan iltica için gidemezsiniz oralara. Onlar tarafından öldürülen, şiddete ve tecavüze maruz kalanlarla doludur bu yolculuk her zaman. Özellikle Honduraslılar için bu şekilde iltica yolculuğuna çıkmaları daha güvenli. Bu şekilde, 300-500 kişiden daha kalabalık gruplarla birlikte hareket etmek onlar için daha güvenilirdir. Bu kadar insanın ABD’ye illegal şekilde girebilmesi mümkün değildir. Ciudat Mexico’ya başka konvoylar kısa re sonra ulaşacaktır. Bütün insanların düşüncesi bu duruma karşı, ABD’nin siyasal bir çare bulacağı ümididir. Honduras, Guatemala, El Salvador ve Nikaragua’dan gelen insanların daha fazla bu şekilde yaşayabilmeleri mümkün değildir. Son 30 yıldır insanlar, El Salvador ve Honduras’ta, geçimlerini sadece ailelerinin ABD’de çalışmalarıyla elde ettikleri gelir ile sürdürebilmektedirler. Bu durumun değişmesi ancak ABDnin Orta Amerika ve Latin Amerika politikalarının değiştirilmesiyle mümkün. Eğer hükümetler orduların baskısıyla iktidara gelmişse ya da duruyorsa, eğer hükümetler ABD’nin desteğiyle cinayetlerini ve katliamlarını sürdürüyorlarsa, hükümetler uyuşturucu ticareti ile işbirliği içindeyse, büyük yolsuzluklar örtbas ediliyorsa, bu hükümetlerin bu ülkelere yoksuluk ve şiddetten başka bir şey vermeyecektir ve bunun sorumlusu da ABDdir.

Gazeteci Diego’ya ABD’ye ulaşabilirlerse ne olacak sorumuzaEğer göçmenler ülkelerinde şiddetten kaçtıklarını söylüyorlarsa ABD’li yetkililerin sığınma taleplerini gözönüne almak için yasal yükümlülükleri vardır.

ABD Adalet Bakanı Jeff Sessions, sığınma kanununun geçmişte kötüye kullanıldığına dair “anlaşılabilir bir korkunun” olduğunu söyledi ve Haziran ayında aile içi şiddet ve çete şiddeti mağdurlarının bundan böyle kanuna tabi tutulmayacağını açıklamıştı. Ancak bu karar şu andavalık. Aslında bu durum sürekli yaşanan bir durum. Ancak bu kez bu kadar gündeme gelmesinin nedeni ve bizim ilk günden beri bunu izlememizin nedeni bu grubun ABD Başkanı Donald Trump’ın dikkatini çekmesi oldu.

Trump bir dizi Orta Amerika ülkesini insanların ayrılmalarına ve “yasa dışı bir şekilde” ABD’ye gitmelerine izin vermekle suçladı.

Trump bu ülkelere dış yardımın kesilmesi tehdidinde de bulundu. Ve ‘Guatemala, Honduras ve El Salvador ülkelerinden ayrılarak yasa dışı bir şekilde ABD’ye gelmelerini durdurmada başarısız oldu. Şimdi bu ülkelere verilen büyük miktardaki dış yardımın kesilmesine ya da büyük oranda azaltılmasına başlayacağız.” Demesi de dikkatleri buraya çekti. Aynı zamanda bildiğiniz gibi yasa dışı göçü bitirmek, Trump’ın başkanlık yarışındaki vaatlerinden biriydi. Trump bu insanların siyasi bir motivasyonla hareket ettiğini savundu, ancak bunun için bir kanıt sunmadı. ABD halkına, ülke sınırına yığılan ve yığılacak göçmenlerden Demokratları sorumlu tutmaları çağrısı yapan Trump, “Ara seçimleri hatırlayın” dedi. Tabi bununlada yetinmedi vegöçmen kafilesinde “suçluların” olduğunu öne süren Trump, bir Twitter mesajında ise göçmen kafilesinde “kimliği bilinmeyen Orta Doğuluların” olduğunu iddia etti.

Gazeteciler bu konuya açıklık getirilmesi istedilerse de, herhangi bir kanıtta sunmadı.Yani kısaca tüm bunlar bu son kafileyi çok konuşulur hale getdi diyebilirim.