88144C5A-AD2A-45F3-A6A9-932EF0C02270Adamlar aydın, siyasetçi geçinir. Bilgiçlik taslar ama dünya, bölge politikasından bihaberdirler. Her gün “ABD Kürdleri sattı ha satacak,“ teorisini yaparlar. Kürdlere her gün bir yenilgi faturası yazarlar. Kürdlerin moralini bozarlar. Dedim ya “yenilgi telalığı“nı meslek edinmişler. Eloğlu, elkızı yenilgilerinden “zafer destanı“ yazar, bizimkiler Kürd milletinin zaferlerinde yenilgi telalığı yapmayı kendine iş edinir.

Nedeni araştırıldığında bu cehaleti yaşayanların yenilgiyi kafalarında fetişleştirildiği görülecektir. Kazanmanın bu adamların dünyasında yeri yoktur. Çünkü ne halkına güvenirler, ne de çıkarları halkın çıkarları ile çakışan güçlere güvenleri vardır. Sebebi ne? Sömürge kişiliği. Kendine güvensizlik. Her şey bu ruh haliyle izah edilir.

Dünyada, bölgede olan biteni yorumlamaktan acizdirler. Bir kere kafalarında yenilgiyi fetişleştirmişler ya. İlahı bunun teorisini yapacaklar.

Genelde bölgemizde ve özelde Kürdistan’ın Güneybatısı’nda (Rojava) olan biten gelişmeleri anlayabilmek için küresel güçlerin politikasını bilmek gerekir. ABD öncülüğünde uygulanılan GOP’ni (Genişletilmiş Orta Doğu Projesi) kavramak gerekir. Bunu kaç Kürd aydını ve siyasetçisi kavramış bizim açımızda tartışma götürür. Kavrasaydılar her gün Rojava’yı Türklerin işgaline uğratmaz, Kürdleri yenilgiye uğratma telalığı yapmazlardı.

Bu aydın, siyasetçi geçinen ama gelişmeleri kavramaktan uzak olanlar bir kere bu tür saçmalıklardan kurtulmaları için kafalarında iki şeyi silip süpürmeleri gerekir. Birincisi, şu anti-ABD’ciliği, ikincisi; ABD ve Kürd milletine olan güvensizliklerini. Bunu aşarlarsa doğruya ulaşırlar. Bu değilde eski ezberlerinde diretirlerse yenilgi telalları olmaktan kurtulamazlar.

Şunu herkes kavramalıdır. ABD’nin bölgemize müdahale etmesi, bölgeye yeniden şekil vermeye koyulmasıyla hedeflediği güçler Kürdistan’ı egemenliği altına alan dört sömürgeci devlet olmuştur. Bu iş sırayla yapılıyor. İşte Irak, işte Suriye, şu anda İran’a karşı her alanda yönelme planlarını açıkladılar. Türkiye’ye uygulanılan siyasi ve ekonomik ambargo ise işin bir başka boyutu. Yanı sıra Kürdistan’ı düşmanın arka bahçesine çeviren sömürgecilerin işbirlikçilerine çektiği ayar ortada. Adamlar bunu bile görmüyorlar. Bunu görmemek için ya cahil, ya aptal, ya da düşman adına çalışan bir olmak gerekir. Aydın, siyasetçi geçinirler ama aptallığınıda boynunda taşımayı marifet bilirler.

ABD, projesini uygularken baştan beri söylediği bir gerçek vardır. Nedir bu gerçek? “Kürdler bizim müttefiklerimizdir!“ Söylem ötesinde pratikte bunun gereğinide yapmışlardır. Bunu da, görmemek için kör, cahil ve aptal olmak lazım. Kürd siyasi dünyasında bunlardan fazlasıyla var.

Bu zevat gelişmeleri doğru okuyamıyor, tersinden okuyor. Sömürgecilerimizin birden bire “anti-ABD’ci“ kesilmelerini bile anlamıyorlar. Sahi sömürgecilerimiz durduk yere mi “anti-ABD’ci“ kesildiler? Kuşkusuz hayır! Elbette ABD’nin bölge politikasından dolayıdır. “ABD, Kürd devletini kuruyor. Beka sorunumuz tehlikeye giriyor,“ algısından dolayı anti-ABD’cileştiler. Bu görülmeden onların politikası doğru kavranılamaz. Fakat soğuk savaş ezberlerini aşamayan kişi ve çevreler eskiye takılmış kalmışlar. Oysa dönem değişti. Eski dostlar düşman, eski düşmanlar dost olamanın üzerinde çok zaman geçti. Dünya ve bölge devletlerin ilişkileri eski ilişkileri üzerine okunamaz. Bölgemizde olan biteni kavramak için bu süreçte olan bitenler üzerinde yorumlanırsa doğru sonuçlara ulaşılır. Yoksa eski ezberleri papağan misali tekrarlamak kimseyi doğruya ulaştırmaz. Buna ulaşabilmek içinde politik öngörü sahibi olmayı gerektirir. Kimilerinde olmayanda budur.

Bir kere şuna inanmak gerekir. ABD dünya gücüdür. Mevcut durumda ABD’nin bölgemizde uygulamaya koyduğu GOP’ni yenilgiye uğratacak bir güç yoktur. Tersi iddiada bulunanlar ırkçı, faşist Kürd millet düşmanları, birde bunlardan beslenen Kürd aydın ve politikacısı geçinen zevattır. Kuşkusuz ABD’nin başarısız olması için başta Rusya olmak üzere bölge sömürgeci devletleri –Türkiye, İran, Suriye- ellerinden geleni yapacaklar ve yapıyorlarda. Ama başarılı olamıyorlar. Olmasıda mümkün değildir.

ABD, coğrafyamızda uygulamaya koyduğu politikasının bir ayağını Kürdler üzerine inşa etmiştir. Rojava’da tutunmasının bir nedenide budur. Rojava’da kalabilmenin yolu genelde Kürdler, özelde YPG ile çıkara dayalı işbirliğini sürdürmesine bağlıdır. Olanda budur. Heriki gücünde çıkarına gelen bir ilişkidir. ABD bunu niye bozsun? Bozarsa kime dayanacak? Başka bir güç mü var? Dahası o kadar silahı boşuna mı YPG’ye teslim etti? Rojava’da boşuna mı radar sistemi kurdu? Kime karşı kurdu? Suriye enerjisinin büyük kısmının bulunduğu Raka’yı boşuna mı YPG’ye işgal ettirdi? Sorular, sorular, sorular. Bunlara doğru bir cevap verilmeden Kürd-ABD ilişkileri anlaşılamaz. Bu anlaşılmadanda ABD-Türkiye, ABD-Suriye anlaşmazlığı kavranılamaz. ABD bölgeye bu kadar yatırımı yaptığında Suriye eski haliyle kalsın veya Türkiye gelip işgal etsin diye mi yaptı? Bizim yenilgi telallarına bakılırsa öyle. Aptal kişiliğin resmidir, bu.

ABD, şu an Suriye’de genelde Kürdler özelde YPG sayesinde ayaktadırlar. Kürdler ve YPG’de ABD sayesinde güç oldular. Yani; ABD’nin Kürdlere, Kürdlerin ABD’ye ihtiyacı var. Bu daha uzun bir süre devam edecektir. Yarın ne mi olur? Onu yarın konuşuruz. Hele bir yarın olsun. Yarından öte konuşulması gereken bugündür. Bugünde ABD, Kürdleri yalnız bırakmaz, Rojava’yı ne Türklere, ne Şam yönetimine işgal ettirmez. Bunun tersini savunan aydın ve siyasetçi geçinen Kürd aptaldır. Kimlerin aptal olduğunu yazdıklarına bakarak sizler karar veriniz.