İsviçere’nin Zürih havaalanında tutulan ve sınırdışı kararı verilen toplam 30 Kürd mültecinin durumuna dikkat çekmek ve hükümetin uygulamasını protesto etme amacı ile bir protesto gösterisi düzenleniyor.

 

01108DAB-BFBC-4C66-876E-83C0CC5CC527
Mezopotamya24– İsviçere’nin Zürih havaalanında tutulan ve sınırdışı kararı verilen toplam 30 Kürd mültecinin durumuna dikkat çekmek ve hükümetin uygulamasını protesto etme amacı ile bir protesto gösterisi düzenleniyor. ATİK İsviçre Komitesi’nin Cuma günü saat 14.00’de Förrlibuckstrasse’deki SEM Bürosu önünde yapacağı protesto ve duyarlılık gösterisine katılım çağrısı yapıldı. ATİK açıklamasında Zürich Havaalanında tutulan mültecilerin Dublin Anlaşması gerekçe gösterilerek geldikleri ülkelere geri gönderilmesi işkencesine karşı devrimci demokrat yurtsever kamuoyundan destek beklendiği ifade edildi.

İade tehdidi altındaki 30 kişi

Zürih Havalimanında kurulan iltica merkezinde sekizi çocuk, 30 kişi tutuluyor. Burdaki mülteciler yemekhane olarak da kullanılan daracık bir salonda hapsedilmiş durumda ve dışarı çıkmalarına izin verilmiyor. Güney Afrika üzerinden Zürih Havaalanına gelen ve aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğu çok sayıda Kürd mülteci yaklaşık bir aydır havaalanındaki merkezde tutuluyor. Telefonlarına ve kimliklerine el konulup dışarıyla olan bağlantıları kesilen ailelerin iltica başvuruları red edildi ve Güney Afrika’ya iade edilmeleri kararı verildi.

İsviçre hükümeti mültecilere yönelik başlattığı yeni uygulama ile Zürih havaalanında bir iltica merkezi kurarak, göçmenlerin ülkeye girişi engelleyip iade sürecini hızlandırılıyor.

Güney Afrika güvenli kabul ediliyor!

İsviçre hükümeti bu uygulamayı Güney Afrika’nın ‘güvenli bölge statüsü’nde olduğu iddiasına dayandırıyor. Aileler ise sadece geçiş güzergahı olarak kullandıkları bu ülkeye iade edilmeleri halinde can güvenliklerinin olmayacağını söylüyor. Güney Afrika ve Türkiye arasındaki ilişkilere ve imzalanan anlaşmalara dikkat çeken aileler Güney Afrika’ya gönerilmelerinin Türkiye iade anlamına geldiğini belirtiyor.

Pelin Korkmaz (12) ve Dicle Kiyat (12) iade eilmeleri kararının durdurulmasını istiyor

İnsanlık dışı koşullarda tutuluyorlar

Politik nedenlerden dolayı önce Kürdistan Bölgesi’ne ardından farklı bir kimlikle Güney Afrika üzerinden İsviçre’ye geçen sığınmacılardan Edibe Doğan, bir ayı aşkındır Zürih Havalimanı’nda tutulduklarını söyledi. Mezopotamya Ajansı’na Güney Afrika’ya gönderilmeleri durumunda tutuklanacaklarını ve Türkiye’ye iade edileceklerini belirten ailelerin çocukları Pelin Korkmaz (12) ve Dicle Kiyat (12) kararın durdurulmasını istedi. Yaşadıklarına ilişkin sosyal medyada video paylaşan çocuklar, duyarlılık çağrısı yaptı.
İltica taleplerinin işleme alınmayarak Güney Afrika’ya gönderilmek istendiklerini belirten anne Doğan, “Bizi Güney Afrika’ya gönderecekler. Ancak Güney Afrika’dan Türkiye’ye iade edilen insanlar var. Bizim de aynı akıbete uğramamız söz konusu. Türkiye ile Güney Afrika arasında ekonomik ve siyasi ilişkiler var. 12 yaşındaki küçük kızımla beraber Türkiye’ye iade edilirsek yıllarca cezaevinde kalacağım, Can güvenliğim de yok” dedi.

Kendileriyle beraber bir başka Kürd ailenin ve birkaç bireyin daha havaalanında tutulduğunu ve onların da Güney Afrika’ya gönderilmek istendiğini aktaran Doğan, İsviçre’nin bu kararıyla can güvenliklerini tehlikeye attığını, yaşanabileceklerden sorumlu olacağını vurguladı. Aileler, Mülteciler Yüksek Dairesi’nin Kıyat ve Doğan ailelerinin İsviçre’ye gelmek için kullandıkları kimlikler üzerinden işlem yaptığını ve kendi beyanlarının esas alınmadığını söyledi.

Gazeteci Mamay: Sınırdışı riski var, güvenliğim yok

İsviçre’de iade tehlikesi altında olanlardan biri de Gazeteci Mustafa Mamay. Mumay üç yıl önce kesinleşmiş cezası olduğu için Rojava’ya, ardından Güney Afrika üzerinden İsviçre’ye geçerek iltica etti. Ancak İsteviçre ilk başvurusunu kabul etmedi. Zürih Havalimanı’nda tutulan Mamay, Mezopotamya24’te “Sınırdışı edilirsem güvenliğim yok” dedi.

Adana’da Çukurova Üniversitesi’nde öğrenci olduğu yıllarda Demokratik Toplum Partisi’nin düzenlediği basın açıklamasına katıldığı için Mamay hakkında “örgüt üyesi olmamakla beraber örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla dava açıldı. Yargılama sonucu altı yıl üç ay hapis cezasına çarptırıldı. Mamay, cezası Yargıtay tarafından onaylanınca Türkiye’yi terketmek zorunda kaldı. Rojava’ya geçen Mustafa Mamay, yaklaşık üç yıldır bölgeden haberler yapıyordu.

Güney Afrika üzerinden İsviçre’ye gelen gazeteci Mustafa Mamay’ın ilk iltica başvurusu rededildi. Mamay, gerekçeyi şöyle anlatıyor: “Güney Afrika’nın güvenli bir ülke olduğunu ve iltica başvurumuzun bu nedenle işleme bile konulamayacağını söylüyorlar. Dosyalarımızın içeriğine dahi bakılmadan direk Güney Afrika’ya iade etmek istiyorlar. Şu anda itiraz aşamasındayız.”

Sınırdışı edilmesinin Türkiye’ye iade edilmesi anlamına geldiğini belirten Mamay, “Türkiye’ye iade edilmem durumunda tutuklanıp cezaevine gireceğim. Şu anda

E6191D14-E5AA-4B3E-93F7-4C3D015EA8D4

Şu anda zaten Türkiye’de onlarca tutuklu gazeteci var. Güney Afrika’ya iade edilmem de Türkiye’ye iade riskini taşıyor. Ayrıca Güney Afrika’nın gazeteciler için güvenli bir yer olmadığı uluslararası basın örgütlerinin hazırladığı raporlara da yansımış durumda” diyor. Avrupa Gazeteciler Federasyonu (IFJ) da, İsviçreli yetkililere, gazeteci Mamay’ın durumunu anlatan, bir referans mektubu göndererek, Türkiye’deki tutuklu gazetecilere dikkat çekildi.