Kürt sözlü edebiyatında önemli bir yere sahip olan Dengbejlik sanatının en önmli ismi olan ve Kürtlerin Homerosu olarak bilinen Evdalê Zeynikê, yıllardır Serhat illerindeki Dengbejlerin örnek aldığı ve yöre halkının önemli günlerde klamlarını seslendirdiği efsaneleşmiş bir isim olarak varlığını sürdürüyor.

 

C9642AFD-AA9A-4EE6-B498-39545911ACFA

Yürek sızısı denilen bir deyim var. Duydunuz mu? Veya  hissettiniz mi? Alın elinizi koyun yüreğinizin üzerine bakın yanıyor mu avuçlarınız?

Ben bir coğrafya biliyorum eğer yüreğinizin üzerinde korlar tutuşmuşsa gidin ve korları bir nebze söze dökerek sızınızı hafifletin.  Hangi coğrafya derseniz Edalê Zeynikê coğrafyası derim. Sesin izini sürün, Tarih o coğrafya da sözde ve seste kendine yer bulmuştur. Gidin o coğrafyaya dertlerinizi haykırın ve dertleriniz tarihe sesle ve sözle not düşülsün. Karlı dağların ardından sırtında abası ile çıkagelsin tarih yazıcıları. Bir de heybeleri vardır söz dolu, Tarih dolu.  Tarih taşımanın zorluğunu bile bile taşıdıkları heybeleri.

Aslında onlar sözün yasak olduğu yerde, sözün üstatlarıdır. Yasaklı gecelerde, yasaklı sözlerle, yasaklı tarihi yazarlar. Eğer yasaklı gecelere misafir olursanız, onların rehberliğinde geçmişinize uzun bir yolculuk yaparsınız. Şayet bu yolculuğa kalbiniz dayanırsa yasaklı gece sayınız artar. Bazen yapayalnız kalırsınız ve başınızı göğsüne yaslayabileceğiniz bir tek onları bulursunuz. Onların varlığı bile bazen sizi tatmin etmez. Kendinizi onların deryasında kaybedersiniz hatta öyle ki onlara bile sitem edersiniz. Siz onlara sadece yarım sözle de olsa veya iki hece ile evet sadece iki hece ile derdinizi söyleyin ve sadece dinleyin. Bakın dertleriniz nasıl bir destana dönüyor ve iki heceniz nasıl günler dolusu süren bir sözlü tarihe dönüşerek meclislere taşınıyor.

Evet size Evdalê Zeynikê’nin coğrafyasından bahsediyorum. Serhed, yani Kürdistan. Kürt sözlü edebiyatında önemli bir yere sahip olan Dengbejlik sanatının en önmli ismi olan ve Kürtlerin Homerosu olarak bilinen Evdalê Zeynikê, yıllardır Serhat illerindeki Dengbejlerin örnek aldığı ve yöre halkının önemli günlerde klamlarını seslendirdiği efsaneleşmiş bir isim olarak varlığını sürdürüyor.

Evdalê Zeynıkê’nin gezdiği bütün illere gidip onun hayatını araştıran ve Kürt kültürü hakkında uzun yıllar araştırma yapan araştırmacı yazar Ahmet Aras, Evdalê Zeynikê hakın şöyle der: 

“Evdalê Zeynıkê’nin Kürtlerin yoğunlukta yaşadığı Serhat illerinde önemli bir isim olduğunu ve halkın gelenek, görenek, yaşam biçimini yansıttığı için toplum tarafından saygın biri olduğunu, 20 yıl boyunca Zeynıke’nin gittiği bütün yerleri gezdiğini ve hayatı hakkında detaylı bilgi topladığını anlatarak,”Kürt kültürünün en eski sözlü edebiyatı olan dengbejlik sanatının ilk ve en önemli kurucusu Evdalê Zeynıkê’dirve O, Kürtler arasında efsaneleşmiş ve diğer denbejlerin örnek aldığı tek isimdir”

Evdalê Zeynıkê Doğu Anadolu’da (Serhat) ayak basmadığı yer kalmamış. Ağrı’nin bütün ilçeleri, köyleri başta olmak üzere, diğer bütün illeri gezmiş. Buralarda onu bilmeyen yoktur. Kürt halkının hayatında önemli bir yeri var. Kürt kültürünün en eski sözlü edebiyatı olan dengbejlik sanatının ilk ve en önemli kurucusu Evdalê Zeynıkê’dir. O, Kürtler arasında efsaneleşmiş ve diğer denbejlerin örnek aldığı tek isimdir. Evdal, 1800 yıllarında Ağrı’nın Tutak (Dutax) ilçesinin Cemalverdi köyünde dünyaya gelmiş ve 110 yıl yaşamış. Dönemin önemli beylerinden biri olan Sürmeli Memed Paşa’nın dengbejliğini yapmış. Toplumun bütün gerçeklerini kılamlaştırmış. Her konuda kılam üretmiş. 

Aşk, ölüm, özlem, barış, siyaset gibi her konuda kılam üretmiş. O yüzden toplum onu kendinden biri olarak görmüş ve çok benimsemiş. Halen de düğünlerde, ölümlerde ve diğer toplumsal olaylarda onun kılamları söylenir.”

“Kürtlerin Homerosu olarak biliniyor”

Evdalê Zeynıkê’nin, Bir başka büyük özelliği de, gördüğü her olayı bir kaç dakikada kılamlaştırma özelliğine sahip biri olduğudur. Evdal, müthiş bir betimle gücüne sahipmiş. Toplum Evdal’den çok etkilenmiş. Gördüğü her güzelliği, her olayı kılam haline getirmiş. Aşiret kavgaları, kız kaçırma, kan davaları her konuyu ele almış. Onun tarzı çok etkileyici bir tarzdır. Evdal, lyada ve Odessa yazarı olduğu söylenen antik Yunan şairi Homeros’a benzetilerek, Kürtlerin Homerosu olarak da biliniyor. 

71F09FE1-F27E-4AD8-8A71-F56EF567BC5CBu bemzetmenin nedeni şudur, Homeros, Akdeniz kıyılarını dolaşarak sanatını icra eder, hünerini gösterir, marifetlerini ortaya dökermiş. Homeros aynı zamanda kör bir ozanmış. Yunan edebiyatında da önemli bir yere sahiptir. Evdal ile bir çok ortak yanı var. Evdal da Serhat dediğimiz Ağrı, Kars, Iğdır, Muş, Erzurum, Van, Diyarbakır, Dersim, Bitlis  illerini dolaşmış ayrıca Musul, İran ve Rusya’yaya da gidip, aşıklararası atışmalara katılmış ve hep üstün gelmiş. Evdal, 70 yaşındayken hastalanmış ve kör olmuş. 7 yıl kör kalmış. Evdal’ın Homeros’a benzetilmesinin nedeni de budur. İkisi de yaşadıkları coğrafyada efsaneleşmişler. Evdal, kör kalınca o sırada kanadı kırık bir turna ona arkadaşlık etmiş. 7 yıl boyunca onun yanında kalmış. Evdal onun kanatlarını tedavi etmiş. Evdal, onunla yatıp kalkıyor, ona kılamlar söylüyormuş. Turna iyileştiği halde Evdal’ı bırakıp gitmemiş. Evdal’ın gözleri açıldıktan sonra turna da uçup gitmiş. O yüzden onu tasvir eden mizansel resimlerde hep bir turna var yanında.

“Evdalê Zeynıkê bugünkü dengbejlerin piridir”

Günümüzde yaşayan dengbejlerin Evdalê Zeynıkê’yi örnek alıyorlar ve Evdalê Zeynıkê bugünkü dengbejlerin piridir. Bunların hepsi de onun tarzında söylüyorlar. Onun makamında kılamlarını seslendiriyorlar. Onun tarzı çok etkileyici bir tarzdır. Mesela bu yörede yetişen önemli üç dengbej olan Reso, Şakıro ve Şeroye Bıro, Evdal’ın kılamlarını onunla hemem hemen aynı heyecanla ve aynı atmosferde söylüyorlar. ‘Evdal’ Kürtlerde geleneksel bir isimdir. Fakat bu isim aynı zamanda esir, perişan, yoksul anlamında da kullanılıyor. yüzden Evdal bir çok kılamında ‘Ez Evdalım, Evdal’ diyor. Aslında Evdal’ın isminin manası ile Kürtlerin içinde yaşadığı durum da ne kadar birbirine benziyor değil mi?

9B23E670-DB38-44B8-A40E-0CEA4044C10E

‘Evdalê Zeynikê’nin son günleri ve çocuklarına yasiyeti’

 

Evdal ömrünün son günlerini fakirlik içerisinde geçirmiştir ve en verimli olduğu yılları maalesef yokluk içinde geçmiştir. 113 senelik ömründe yüzlerce eser meydana getirmiş ve bu eserler sözlü edebiyatımızın kilometre taşlarını bir anlamda oluşturmuşlardır. Öylesine bir vicdanla yaşamıştır ki kendisinin son saatlerinde imam çağırmak isteyen oğluna Baban tertemiz, günahsız bir hayat sürdü oğlum. Allah’ın huzuruna alnım ak gideceğim zaten, imama ne gerek var” diyebilme cesaretini göstermiştir.

Vasiyet olarak şöyle demiştir: “Sizlere mal-mülk bırakamadım ama değeri altınlarla ölçülemeyecek eserler bıraktım” diyerek de ne kadar önemli bir iş yaptığının da farkında olduğunu da belirtmiştir son sözleriyle. “İyi kulak verin bana. Ben dünya malına önem vermedim. Fakirliğimizin nedeni de budur. Ancak sizlere bir isim bıraktım. Bu isim sizin hazinenizdir. İnanıyorum ki, dünya varoldukça benim ismim de varolacaktır. Eserlerimin her biri altın değerindedir. Üstünden binlerce yıl geçse de onlar paslanmazlar. Ola ki zamanla stranlarım unutulur. Ancak iki stranımvar ki, onların unutulmasını istemiyorum: Dersim ile Kozan stranları unutulmasın” diyerek vasiyetini de çocuklarına iletmiştir.

Evet sizi rahmetle şükranla minnetle yâd ediyoruz. Ne sizi ne de eserlerinizi bu halk, halkınız asla unutmayacaktır siz rahat uyuyun pirim.