CCBE88DA-5E19-479F-B8B5-C013404B004216 Ekim 2017 tarihinde ne oldu? Bu konuyu daha evvel defalarca yazdık. Belgeler sunduk. Bunları yeniden buraya aktarmayı gereksiz görüyoruz. Okumayanlar sayfalarımızda bulabilirler.

Evet! 16 Ekim 2017 tarihinde Kerkük olmak üzere “tartışmalı bölgeler,“ bazı sınır kapıları ve petrol kuyuları tek bir kurşun atılmadan Irak devletine terk edildi. Bunu yapan Hewler İktidarıdır. Yani Irak-PDK ve YNK’nin ortak iktidarıdır. Ortada bir ihanet varsa ki vardır bu ortaktır. Bu nedenle bu iki partinin birbirini ihanetle suçlaması suçlarını perdeleme amaçlıdır. Artı bu gerçekliğe rağmen onların kuzeyli savunucularıda bunların suç ortaklarıdır. Bu da, böyle biline.

Ortada ortak bir ihanetin olduğu ve ihanet içinde yer alanlar artık dile getiriyor. Irak-PDK’nin kuzeyli savunucularının yere göğe sığdıramadıkları dört karılı ki bir karısını balta ile kesen bir katil olan “Kürdistan Sosyalist Demokrat Partisi“(PSDK) Başkanı Heme Haci Mahmut, diyor ki 16 Ekim 20016 günü öncesi Irak Ordusu Kerkük’e girmişti. Nasıl, niye? Çünkü bir anlaşma vardı. Bu anlaşma gereği girmişti. Hewler Hükümeti yani Irak-PDK ve YNK ortak Hükümeti’nin Irakla yaptıkları bir anlaşma sonucuydu.

Şéx Cafer’de diyor ki, Peşmerge Irak Ordusunun Kerkük’e girmesine yardımcı oldu. Ve devam ediyor. “Eğer araştırma yapılırsa ortaya çıkar ki Kürd siyaseti Irak ile işbirliği yapmıştır.“

Şéx Cafer’in “Kürd siyaseti“ dediği adres kimi tarifliyor? Bu adres Hewler İktidarıdır. Yani Irak-PDK ve YNK’nin ortak iktidarıdır. Bu iktidar, Irak Ordusu’nun Kürdistan’a girmesi için “Irak ile işbirliği yapmıştır.“

Irak-PDK Sekreteri Fazıl Mirani, bir Irak TV’na verdiği mülakata, “Irak Ordusu Peşmerge ile yapılan bir anlaşma sonucu Kürdistan’a girdi,“ dedi.

Mesud Barzani, BBC’ye verdiği röportajda, “Kan dökülmemesi için geri çekildik,“ dedi.

Hewler’de otur, Başkan, Peşmerge Başkomutanı olduğunu iddia et, Kürd millet servetini çal, düşman saldırdığında da “kan dökülmesin,“ diye ülkenin %51’ni tek bir kurşun atmadan kaç, sonra milleti hain ilan et. Peki sen korkuluk bekçisi misin? Hani Başkandın, hani Peşmerge Genel Komutanıydın, kendine bu payeleri veriyordun, peki ülkenin %51’ni düşmana terk etmek ihanet olmuyor mu? Bu ihanet değilse, sahi ihanet nedir? İhaneti “iç parmak(!) gibi gülünç bir iddia ile tariflemek ve bunu birkaç sorumsuza fatura etmek saçmalıktır. Bu ucuz politika sorumluluktan kaçmaktır. Böylesi bir idare ve zihniyet Kürd milletini temsil edemez. Eğer Kürdistan’ın Güneyi’nde milli bir irade ve kurum olsaydı bunun cezası vatana ihanet olurdu.

Biz Kürdistan’ın Güneyi’de olan biten ihaneti defalarca belgeli olarak yazdık. Yazılar ve Videolar yayınladık. İsteyen bunlara yeniden bakabilir. Fakat işin ilginçi Hewler İktidar’ının hatalarının militanları kirli bilgi yaymaya devam ediyorlar. “16 Ekim ihanetini kınıyorum“(!) deyip duruyorlar. Ama ihaneti yapan Hewler İktidarı’nın ismini telafus edemiyorlar. İhaneti bir tarafa yıkıyorlar. Bunuda “yurtseverlik“ maskesi altında yapıyorlar. Bunların yurtseverlikle uzaktan yakından bir ilişkileri yoktur. Dolar karşılığı Kürd milli davasını satmış düşkünlerdir bunlar.

Bakınız!

Mesud Barzani’nin emriyle –ki Hewler Hükümeti’nin bundan haberi var ve Hewler Hükümeti Irak-PDK ve YNK’den oluşuyor- Peşmerge Bakanı’nın Irak Savunma Bakanı ile işgal öncesi yaptığı bir anlaşma vardır. Bu anlaşma Koalisyon Güçlerin gözetiminde gerçekleşmiştir. Bu anlaşma 8 Maddeliktir. Anlaşmaya göre Kerkük dahil “tartışmalı bölgeler,“ sınır kapıları ve petrol kuyuları merkez hükümete devredilecektir. Bu arada 430 milyon dolar Hewler Hükümeti’ne verilecektir. Kerkük dahil “tartışmalı bölgeler,“ bazı sınır kapıları ve petrol kuyuların Irak Merkezi Hükümete bırakılması bu anlaşma gereğidir. Anlaşmanın Arapça metni sayfamızda duruyor. İsteyen bakabilir. Bizde anlaşmayı Irak Savunma Bakanlığı sayfasında aldık.

Kİ Kerkük’ün 16 Ekim 2017 tarihinde işgal edilmeden bir gün önce yani 15 Ekimde 2017 günü Dukan’da Irak-PDK ve YNK birlikte toplandı. Toplantıda Irak Cumhurbaşkanı Fuat Mahsum, Mesud Barzani, Hero İbrahim Ahmet ve her iki partinin üst düzey yetkilileri bulundu. O gün Kasım Süleymani’ninde orada olduğu söylendi. Ortak karar alındı. Saldırıya karşı direnilmeyeceği konusunda anlaşma sağlandı. Şimdi burada bir ihanet varsa ortaktır. İhaneti yapan Irak-PDK ve YNK’nin kendileridir.

Olan biten bu olmasına karşın şimdi Irak-PDK ve YNK birbirini ihanet etmekle suçluyor. Şimdi güler misin, ağlar mısın?

Bunca belgeler ortadayken, halkımız ve dünya kamuoyu bunu biliyorken başta Mesud Barzani olmak üzere Irak-PDK ve YNK yetkilerinin birbirini ihanetle suçlaması gülünçtür. Bu adamlarda utanmada yoktur. Durduk yerde yalan söylüyorlar.

Şimdi utanmadan birde 16 Ekim 2016 günün yıl dönümünde mesaj yayınlıyorlar. Halkımızla dalga geçiyorlar. Mayfa bozuncularından ancak bu beklenir. Bunlar çakal sürüleridir. Halkımızın kanını emen kenelerdir. Düşmanın elinde lejyonerdirler. Vatan satıcısıdırlar. İhanetçidirler.

Lanet olsun bunlara!

16 Ekim 2018