Nami Temeltaş Yazdı: Af mı yoksa Ekmek mi?

55FC513A-CF4E-4648-81E3-ADF3DC835EF2

MHP’nin Meclise sunduğu af yasası tasarısı tartışmalara neden oldu. Bu konuda, söylediğine ilk defa katıldığım Cumhurbaşkanı, “Devlete karşı işlenen suçları devletin af yetkisi vardır. Şahıslara karşı işlenen suçlarda devletin af yetkisi yoktur” dedi.

210 bin civarında kapasiteye sahip cezaevlerinde 250 binden fazla tutuklu ve hükümlü bulunduğunu dikkate aldığımızda, çıkarılması beklenen affın kapsamı, daha dikkat çekici oluyor.

Af teklifine göz attığımızda dikkati en çok çeken husus, affedilmesi istenen suçların niteliği oldu. 19 Mayıs 2018 tarihine kadar işlenen suçları kapsayan teklife göre, Devlete karşı işlenen suçlar ve terör suçları, cinayet, cinsel, kadın-çocuklara yönelik suçlar kapsam dışı bırakılmış.

Tasarı dikkatle incelendiğinde, af kapsamına girecek bazı suçlar ne yazık ki hiç de iç açıcı değil.

TCK 106 Tehdit

TCK 188 Uyuşturucu Ticareti

TCK 141-142 Hırsızlık ve Nitelikli Hırsızlık

TCK 158 Nitelikli Dolandırıcılık

TCK 204 Resmi Evrakta Sahtecilik

TCK 220 Organize Suç Örgütü

En çok göze çarpanları bunlar olmasına rağmen daha birçok toplumsal hoşgörüyü kaldıramayacak suçlular da affedilebilecek.

Kader mahkumları olarak adlandırılan bu suçlarla ceza alan suçlular af kapsamında tutulurken, bir dilekçe imzaladığı, barış istediği, slogan attığı, kaderine razı olmadığı, itiraz ettiği, eleştirdiği ve düşündüğü için cezaevlerinde olanlar serbest kalamayacak!

Tehdit etmek, uyuşturucu ticareti yapmak, hırsızlık ve dolandırıcılık, sahtekarlık ve organize suç örgütü kurmak ve örgütte çalışmak, düşünmek kadar ağır bir suç değilmiş!

Kurtlu yemeğe, tahtakurusuna, açıktan maaş ödenerek vergi kaçakçılığı yapanlara itiraz etmek daha ağır suçlarmış!

Hırsız olmayıp, aç kaldığı için doymak veya doyurmak için çalanlar en ağır suçlularmış!

Hele hele haber yapmak en ağırından suçlar kapsamındaymış!

Hiç suç sayılmayıp bir türlü yargılanmayan Berkin Elvan’ı, Erhem Sarısülük’ü, Kemal Kurkut’uöldürenleri saymıyoruz bile. Katilleri ve bedenleri bulunamayan! Binlerce faili meçhul ile, suçluları tespit edilemeyen Roboski sanıklarını konuşmaya bile gerek kalmıyor!

Bir de yeni yaratılan, yasalarda yazılı olmayan, garip ifadelerle iddianamelere geçip insanların cezaevlerinde kalmasına neden olan suçlar var ki onların affedilmesi yerine düzeltilmesi gerektiğine vurgu yapmak daha doğru olacak.

Vatandaşın canına ve malına kastedeni, dolandıranı, zarara uğratanı, soyup soğana çevireni, tehdit edeni, korkutup menfaat sağlayanını affedip dışarı salacaksın ki yaptıklarını yeniden yapsınlar, insanları yeniden huzursuz etsinler, zaten cehennem olmuş yaşamı daha da yaşanmaz kılsınlar diye, amacınız bu mu?

Devlet, bana zarar vereni affetme yetkisine sahip değildir! Bana zarar verenleri ancak ben affedebilirim. İnandığınız dinde bile, “kul hakkı yiyenler” Allah tarafından affedilmezken, sizin ne haddinize vatandaşa karşı işlenen suçları affetmek!

Devlet sadece kendisine karşı suçları affedebilir ve bu yetkiye sahiptir.

Dilekçe imzalayarak, yaptıklarını eleştirip karşı çıkarak, yaptıklarının yanlış olduğunu düşünerek, açtığın savaşları eleştirip “barış” isteyerek, yanlışlarını haber yaparak, senin gibi düşünmeyerek, sana göre suçlu oldukları için cezaevlerinde bulunanları, yargılanıp hüküm giyenleri affetme büyüklüğü göster.

“Çocuklar ölmesin” dediği için suçlananları affet.

Hiç kimsenin ölmesini istemediği için “Savaşın tarafı olmayacağım” demeyi, silah kullanmayı ve insan öldürmeği istemediği için asker olmayı reddetmeyi suç kapsamından çıkar.

Düşünmenin, eleştirmenin, karşı çıkmanın, yanlışları ortaya çıkarmanın, haberciliğin suç olmadığı bir ortam yarat.

İşçi ve kadın katillerini, taciz ve tecavüzcüleri, sahtekârları, soygun ve vurguncuları, ülke kaynaklarını şahsi çıkarları için talan edenleri, doğayı yok edenleri, ağaç katillerini, ülkenin çıkarlarını zedeleyenleri yargılanmasını ve gerekli cezaların verilmesini sağla. Hele ki bu tür suçlara “iyi hal indirimi” gibi cezai indirimler verilmesini yasakla.

Adaleti tesis et.

Bozulan, yanlış yöntem ve yönetimlerle bozduğunuz, birbirine düşmen ettiğiniz toplumu yeniden düzelt ve düzenle. Toplumsal mutabakatı ve barışı tesis et. Kardeşliği yeniden oluştur. Sevgi, saygı ve anlayışın toplumun derinliklerine kadar işlemesini sağla.

Dünya sıralamasında en sona getirdiğiniz, yerlerde sürünen eğitim seviyemizi yeniden yukarılara taşınması için gerekenleri yap.

Biten, bitirilen üretimimizi, hayvancılığı, tarımı, sanayiyi destekle, kur ve canlandır.

Bozulan itibarımızı onarmaya çalışma, öyle işler yap ki gerçek anlamda “batı bizi kıskanır” hale gelsin!

Dışarıdan borç bulma çabalarını bırakıp, ülke içinde değerler yaratarak, israftan ve lüksten, “itibardan tasarruf ederek” , saraylardan, lüks araçlardan, Karat uçağından, acayip menülü yemeklerden, şaşaalı törenlerden devleti temizle.

Vatandaşının yarısı açlık sınırının altında hayatta kalma mücadelesi verirken, “Ejder meyveli smoothie” içmek, insanlar çöplerden topladıklarını yerken, deposu 280 bin dolara dolan uçakla gezmek doğru değil.

Vatandaş yediği etten bulaşan “Şarbon” ile mücadele ederken, “demek ki et alacak paraları varmış” demek, “et yemelerini kıskanmaktan” başka bir şey değildir.

Yapmanız gereken öncelikleri biliyorsunuz!

Önceliğimiz, insanlara karşı işlenen suçların suçlularını ortaya salmak değil, bozulan tüm değerleri yeniden tesis etmeye çalışmaktır.

Vatandaş, af değil ekmek istiyor.

Öncelik bu olmalı…